21 Mayıs 2015 Perşembe

3-A SINIFI "GALATA'NIN TEMBEL MARTISI" KİM KORKAR YAZMAKTAN ?

3-A SINIFI "GALATA'NIN TEMBEL MARTISI" KİTABININ "KİM KORKAR YAZMAKTAN?" ÇALIŞMASINI DA TAMAMLADIK.


                                                   DOĞAL YAŞAM

    Hayvanları kendi doğal yaşamlarından koparmak, onlara yapılan en büyük kötülüktür. Doğada yemeğini ve barınağını kendisi
bulan, düşmanlarına karşı kendisini savunan, özgürce yaşayan hayvanları kendi doğal yaşamlarından uzaklaştırırsak türleri
azalmakta ve zamanla yok olmaktadırlar.

    Doğada tüm canlıların devamı doğal denge için gereklidir. Doğadan koparılan bir çok hayvan kafeslere hapsedilmekte, zorla
çalıştırılmakta ve özgürce dolaşamamaktadır. Örneğin sirklerde çalıştırılan hayvanlar ateşli çemberlerden atlatılmakta, iki
ayakları üzerinde dans ettirilmekte ve bunun gibi gösteriler yaptırılmaktadır. Bu hareketleri sizce isteyerek mi yapıyor?
Tabiki hayır. Onlara zorla eğitim veriliyor. Kafeslere hapsediliyor. Şehirdeki hayvanlar ise kirli havaya uyum sağlayamıyorlar.
Yollarda hızlı giden araçlar, bir çok hayvana çarpmakta ve ölümüne neden olmaktadır.

    Ait oldukları doğadan koparılan hayvanların türü azalmakta ve zamanla yok olmaktadır.        
                                                                                         ATAKAN ÇETİNEL

                                                                                               3-A
Azra Memili
3/A-50
                     Doğal Yaşam Alanlarından Koparılan Hayvanlar

            Hayvanlar doğal yaşam alanlarında yaşarlar. Bunlardan bazıları yağmur ormanları, adalar, okyanuslar ve çöllerdir. Hayvanları ortamlarından uzaklaştırırsak bizim yapay barınaklarımızda çok mutsuz ve huzursuz olurlar.
            Bunu birkaç örnekle açıklayalım; mesela şehirlere gelen hayvan sirklerindeki hayvanlar, insanlar tarafından eziyet görmektedirler. Bir parça yiyecek için yapmak istemedikleri birçok hareketi yapmak zorunda kalırlar. Sirke gelen insanlar o hayvanların eğlendiğini sanırlar.
            Bu konuyla ilgili bir başka çarpıcı örnek verecek olursak; Flipper isimli bir filmde bir yunus balığı rol almıştır. Bu sevimli yunus doğal ortamından ayrılmış film için hazırlanan yapay ortamlarda insanlar tarafından alıkonulmuştur. Film çekimi süresince küçük yapay havuzlarda insanlar tarafından istemediği hareketler yaptırılmıştır. Bunun sonucunda yunus intihar etmiştir.
            Sonuç olarak; hayvanları kendi doğal yaşamlarından ayırmamalıyız.




 Bade Kardaşlar  3/A 19
                                 Hayvanların Yaşamı
   Hayvanlar kendi doğal ortamında her zaman daha mutlu ve sağlıklı yaşarlar. Bir hayvanın yaşamını sürdürdüğü , beslendiği ve uyum sağladığı alana doğal yaşam alanı denir.

   Her hayvanın doğal ortamı farklıdır. Geyikler ormanda , balıklar suda , kangurular Avustralya’ da inci kefali Van Gölü’ nde , kelaynak kuşları Birecik te yaşarlar ve bu yerler o türlerin yaşam alanlarıdır. Hayvanları doğal ortamlarından koparırsak yaşam kaliteleri bozulur , yaşam süreli azalır ve türleri yok olmaya başlar.      Böylece doğanın dengesini bozmuş oluruz. Doğanın ekosistem dengesini alt üst ederiz.

   Her hayvan bulunduğu ortamın su , sıcaklık , iklim , nem , torak gibi özellikleriyle doğru orantılı yaşar. Kutularda yaşayan bir ayıyı çöl ortamında yaşatamayız.
  
Doğanın dengesini korumak için hayvanları kendi ortamında özgür bırakmalıyız onlara zarar vermemeli haklarını korumalıyız. 



TAŞ YERİNDE AĞIRDIR
Her canlı kendi doğal yaşama alanına uygun olarak yaratılmıştır. Bencilce isteklerimiz yüzünden onları alışkın oldukları ortamlardan ayırmak mutsuz olmalarına neden olur.
            Rengini çok sevdiğimiz için Kars’ta karların altında yetişen Kardelen çiçeğini burada saksıda yetiştirmek istersek solar. Komşularımızın çok sevdikleri için aldıkları Sibirya Kurt Köpekleri hakkında araştırma yaptım. Kutuplara yakın, çok soğuk yerlerde yaşayan bu hayvanlar, buzla kaplı karalarda ulaşımı sağlayan kızakları çekerlermiş.

Babam bana videosunu da gösterdi. İsveç’ e gittiğinde bu köpeklerden beş tanesinin çektiği bir kızağa binmiş. Çok güçlü, sağlıklı ve hareketli görünüyorlardı.
Oysa komşumuzun köpeği bahçede kilitli, yalnız. Adana’nın sıcak ve nemli havasından mutsuz. Geçen yaz onu ıslak betona yatıp serinlemeye çalışırken görüyordum.

            Arkadaşlarımızdan, akrabalarımızdan, alışkın olduğumuz ve rahat ettiğimiz ortamımızdan ayrılan bizler nasıl hissediyorsak bence onlar da aynı duyguları yaşıyorlar.

                                                                  Başar SARIKAYA
                                                                    3/A  -  18



Bensu   ATLI                                                                                                     
3 – A  / No : 30

                               DOĞAL YAŞAM VE HAYVANLAR
         İnsanlar hayvanları doğal yaşamlarından koparabilirler. Ama hayvanlar doğal yaşamlarını tercih eder. Hayvanlar doğal yaşamlarından koptukları zaman insanlara zarar verebilirler. Bu yüzden hayvanları doğal yaşamlarından koparmamak gerekir. Ayrıca doğal yaşamlarından kopma riski % 90 yüksektir.

           Dikkatli olmalı hayvanlara zarar vermemeliyiz. Hayvanları  kendi doğal yaşamlarından uzaklaştırmak sakıncalı olabilir. Bazı sakıncaları şunlardır: Zarar verebilirler, ısırabilirler , tırmalayabilirler, vb. şeyleri yaparlar.Biz onlara karşı duyarlı olmalıyız ki onlar da bize karşı duyarlı olsunlar.


         Bu yüzden herkes doğaya ve canlılara karşı duyarlı olmalıdır. Bunun için

de canlılara zarar vermemelilerdir. Kendi doğal yaşamlarında yaşayan hayvanlar mutludur. Ama kendi doğal yaşamlarında yaşamayanlar üzgündür. Hayvanları doğal yaşamlarından ayırmamalıyız. Kendi ortamlarında büyümeli ve yaşamalıdırlar.




 BUSE NAZ ASLAN
 3-A

                                                  TEKNOLOJİ VE İNTERNET

  Teknoloji ve internet her zaman sorunlarımızı çözmez ama onları kolaylaştırır.Birçok sorunun çözümü o konuda eğitim almış veya bilgi sahibi kişilerden yararlanarak çözülebilir.
        Örneğin bir sağlık sorunuyla karşılaştığımızda teknoloji ve internetten o konu hakkında bilgi sahibi olabiliriz fakat sorunumuzu çözemeyiz. Uzman bir hekim muayene etmesiyle hastalığımızı anlar ve ona göre bir tedavi uygulayabilir.Bir yüzücü yüzme tekniklerini  teknoloji ve internetten yaralanarak görsel olarak görebilir fakat uygulamalı olarak yapabilmesi için yüzme hocasına ihtiyaç duymaktadır.
        Teknoloji ve internet ne kadar gelişirse gelişsin her zaman sorunlarımızın çözümü olmayacak insanın insana olan ihtiyaçı her zaman devam edecektir. Teknoloji ve internet insanın hayatını kolaylaştırmada yarar sağlayacak sorunlarının çözümünde tek başına yetersiz kalacaktır



HAYVANLARIN HAKLARINA SAYGILI OLMADIĞIMIZDA YAŞAYACAKLARI OLUMSUZLUKLAR NELER OLABİLİR?
                Hayvan sevgisi ve korkusu çok küçük yaşta oluşmakta.İnsan hakları gibi hayvanların da haklarının olabileceğini düşündüğümüzde onlara sevginin de, saygının da insanlar tarafından verileceğini bilmeliyiz.
                Hayvan sevgisini aşılamak onların birtakım haklarını görmemizi sağlar.Bizler gibi o canlı hayvanların da yeme ve barınma haklarının olduğunu düşündüğümüzde,hayvanların konuşamadıkları,aç susuz ve canları yandığında kendilerini ifade edemediklerini göz önünde bulundurmalıyız. Hayvanlar havlar, miyavlar, etrafa saldırırlar. Biz insanlara düşen görev onları anlamak ve sevmektir. Evcilleştirerek evde besleyebileceğimiz türleri yanımıza alarak doğaya yardımcı oluruz. Yanımıza alamadığımız hayvanlara ise sokaklara kap içinde su ve evdeki yemek artıklarını koyarak yardımcı oluruz. Böylelikle az da olsa hayvanların haklarına saygılı olduğumuzu ifade edebiliriz.
                Unutmayalım ki, hayvanları sevip onların birer canlı olduğunu düşündüğümüzde, insanlık görevimizi de yerine getirmiş oluruz.
                                                                                                                            
                                                                                                                   Demir Evyapan 3/A No:74




Deniz AKSOY
      3- A 79

HAYVANLAR

            Çoğu insan hayvanları sever , bazıları ise sevmez . Onların kararı , biz değiştiremeyiz . Ama bizim kurallarımız varsa hayvanların da kuralları vardır.
            Bizim kurallarımız ; çevreyi temiz tutmak , görevlerimizi yerine getirmek gibi kurallarımız vardır. Hayvanların kuralları açık alanda dolaşmak , doğal yaşamlarını sürdürmek gibi kuralları vardır. Biz kurallara uymazsak ne olursa , ama biz onların kurallarına uymazsak ne olur ? Bilmiyor isen anlatayım . Hayvanat bahçesine kapatıyorlar hayvanları , hayvanlar mutlu gözükse bile içleri kan ağlıyor . Hayvanlara kötü davranırsak bize saldırırlar .
            Bu yüzden hayvanlara iyi davranmalı , onları korumalıyız. Sevmeyenler bile onlara saygı göstermelidir. Onların kurallarına biz ve onlar uymalıyız . Onlar mutlu olsun diye barınaklara gönderebiliriz . Herkes mutlu olur . Çünkü ; hayvanlar  arkadaş bulur , aç kalmaz ve insanlar rahatlar.





Eylül SOYDAŞ
     3-A
                              
HAYVANLARIN DA BİR HAKKI VAR

  Hayvanların da bizim gibi bazı hakları vardır. Beslenme, barınma, yaşama hakkı bunlardan bazılarıdır.
  Bu haklara engel olursak hayvanlar aç kalır, bakılamaz hale gelir. Ama  onlara evimizde kalan yiyeceklerden verirsek bizlere alışır, saldırmaz. Her ne için olursa olsun deneylerde hayvanlara eziyet edilemez. Ziraat, tarım vb. alanlarda çalışan hayvanların çalışma süreleri sınırlandırılmalıdır. Çünkü hayvanların da dinlenme hakkı vardır. Hayvanlar eğlence aracı değildir. Onlarla sadece eğlenmek yetmez. Onlara su, yiyecek vermemiz de gerekir.
  Lütfen hayvanlara zarar vermeyelim. Zarar verenleri uyaralım. Severken nazik davranalım. Kendimizi yaralanan hayvanların yerine koyalım. Bir çocuk bizi dövmeye çalışıyor. Hoşumuza gider mi? Gitmez. Hem yaralanırız. Şu an o hayvanlar da bu duyguları yaşıyor. O yüzden onlara nazik davranmalıyız.



Fulya ERTEN
3/A  - 4

Çözüm Kendimizde
            Öğretmenimizin verdiği ödev konusunu okuyunca ”Keşke, keşke …” diye geçirdim içimden. Keşke teknoloji ve internet her zaman sorunlarımızın çözümü olabilseydi. Böylece kimsenin derdi, tasası kalmaz; herkes mutlu olurdu.
            Hafta sonu ağabeyimin izlediği dizide sağlık sorunları yaşayan oyuncular saray gibi evlerinden kaçarak doğaya koşuyorlardı. Ellerinden düşürmedikleri teknolojik telefonlarını kapatmayı planlıyorlardı. Güzel evlerin, marka kıyafetlerin vermediği huzuru köy pazarının sebzeleri veriyordu.
            Zorlu bir sınavdan çıkan ağabeyim stresini atmak için bilgisayarda vakit geçirmiyor. Sınav kaygısından uzaklaşmak için sosyalleşmeyi, oyunu seçiyor. Çocukların sorunlarından kurtulmak için yetişkinlerden daha şanslı olduklarını düşünüyorum. Çünkü arkadaşlarla oynanan bir oyun keyfimizi yerine getirmeye yetiyor. Teknoloji ve internetin hayatımızı kolaylaştırdığını, sorunlarımızı çözemeyeceğini düşünüyorum. Hatalarımızdan ders almak, ailemizden yardım almak sorunların çözümünde izleyeceğimiz yol olmalıdır.



                                                TEKNOLOJİ VE İNTERNET 

       Teknoloji ve internetle, bir çok sorunumuza çözüm bulabiliriz ama her zaman her şekilde sorunlarımıza kesin bir şekilde çözüm bulmak mümkün değildir.
        Birçok insan, bir sorusu olduğu zaman kolaylıkla internet ve teknolojiden yararlanarak sorusunun cevabını bulabilir. Ama bu cevap her zaman doğru sonuca yönlendirmeyebilir bizleri. Örneğin; herhangi  bir hastalıkla ilgili bir sorunumuzu internetten baktığımızda bizi yanlış bilgilere yönlendirebilir .Bu tür konularda doğruya ulaşmak doktora gitmeliyiz. Okul hayatımızda bize verilen ödevlerde ,projelerde birçok bilgiye internet ve teknolojiyi kullanarak çok  rahat bir şekilde ulaşabiliriz. Hem de farklı kaynakları bir arada çok rahat bir şekilde erişebiliriz.
       Sonuç  olarak  teknoloji ve internet hayatımızı kolaylaştırır fakat sadece teknoloji ve internetle sınırlı kalmamalıyız. Her zaman doğruyu bulamayabiliriz.
                                                                                                                     Koray BALIKÇI
                                                                                                                               3-A





           
Laçin Özkardeşler 
3-A / No:73

                                        HAYVANLARIN  HAKLARI                             
      Hayvanlar  da  bizim  gibi  saygıdeğer  varlıklardır. Ama  bazı insanlar  onlara saygı  göstermiyorlar. Hayvanlar da insanlardan uzaklaşıyorlar , yok oluyorlar  veya vahşileşiyorlar.
      Örneğin , bazı insanlar  hayvanlarını bir süre besledikten sonra onları sokağa  bırakıyorlar. Bazı insanlar ise kilolarca yemeği çöpe dökerken ,sokakta yaşayan aç hayvanları hiç düşünmüyorlar. Bazı  avcılar ise zamanından  önce  avlanarak  hayvanların türünün azalmasına  sebep oluyorlar. Bazı insanlar  ormanları yakarken   hayvanlar kaçacak yer bulamıyorlar  ve  yanarak ölüyorlar. Bütün bu davranışlar hayvanlara yapılan saygısızlıklardır. Bunların sonucunda hayvanların yaşayacakları  olumsuzluklar çok fazladır. Hayvanlar aç kalırlar, evsiz kalırlar, hastalanırlar, yaralanırlar, türleri azalır ve en kötüsü ölürler. Bizim gibi duyarlı insanların da hayvanların haklarına saygılı olmamız gerektiğini her fırsatta bilgisiz insanlara aktarmamız gerekir.
          Sonuç olarak , tüm hayvanların saygı görme hakkı vardır. İnsanların da onların yaşayacakları olumsuzlukları   tahmin  edip önlem almaları gerekir.  




                                                          HAYVAN HAKLARI
             
                     İnsanlar gibi hayvanlarında,yaşamaya hakları vardır.
                     Hayvanlar konuşamaya bilir ama her canlının olduğu gibi sevgi ve saygıya ihtiyaçları vardır.Kanun da bilehayvan hakları vardır.Yasalarımızın içinde bulunuyor örneğin bir hayvana zarar verildiği zaman şikayet edildiğinde yaşamızda hem para hem hapis  cezası bulunuyor;eğer biz insanlar hayvanların haklarına saygı duyulmadığında çok büyük psikolojik olumsuzluklar yaşarlar,bunlar yaşadıkları yerler olabilir.Onları bulundukları ortamdan ayırmak yaşam yeri haklarına saygısızlıktır veya zevkimiz için evde besleyip sıkılıp sokağa atmakta onlara saygısızlıktır.
                    Her canlının toplumda saygıyı hak eder.



                                                                                                                               MİRA ELİF KARTAL
                                                                                                                                                     3/A 83



Nadide Hanlıoğlu                                                                           
3A  No:9

 Teknoloji ve İnternet Her şeyin Çözümü Olamayabilir
         Teknoloji ve internet bazen her şeyin çözümü olmayabilir. Örneğin, kırılan bir kalbe veya üzgün bir yüze mutluluk veremez. İnsanlar günümüzde internetten çok fazla faydalandıkları için birbirleriyle yeterince iletişim kuramıyorlar, birbirlerine yeterli zaman ayıramıyorlar. Bu nedenle de empati kuramıyorlar ve birbirlerinin kalplerini kırabiliyorlar. İşte bu tür kırgınlıklara ne internet ne de teknoloji çözüm olabiliyor.
           Konuyu çocuklar açısından da ele alabiliriz. Biz çocuklar, bazen gereğinden fazla internette zaman geçiriyoruz. Bu yüzden açık havada oyun oynamaya, spor yapmaya yeterli vakit ayıramıyoruz. Bu, hem gelişimimiz hem de sağlığımız için zararlı olabiliyor. Bu durumda da teknoloji ve internet kaybolan sağlığımızın çözümü olamıyor.
            Sonuç olarak, teknoloji ve internet gerektiği kadar kullanılmalıdır. Her şeyin azı karar çoğu zarar.





Teknoloji ve İnternet
  Günümüzde teknoloji ve internetin önemi herkes tarafından bilinmektedir. Teknoloji , yaşantımızdaki bir çok konuda bizlerin hayatını kolaylaştırmaktadır. Teknolojiyi kullanırken de internetten faydalanırız.
   İnternetin diğer teknolojilerden farkı , istediğimiz bilgiye gidebilmemizdir. Örneğin, televizyondaki ve radyodaki bilgiler ne ise, onları izlemek veya dinlemek zorundayız ama internet sayesinde her istediğimiz bilgiye ulaşabiliriz. Bu bilgilerin doğruluğu zaman zaman tartışılabilir. Çünkü, bilgileri internete yükleyende insanlardır. Birçok sorunlarımızı teknoloji ve internet sayesinde çözebildiğimiz gibi bazı kişisel sorunlarımızı çözüme kavuştururken teknoloji ve internetten çözüm alabilmemiz mümkün değildir. Örneğin , arkadaşlarımızla küstüğümüzde yada kavga ettiğimizde teknolojinin bize nasıl faydası olabilir ki? Ya da yemeğimizi yemediğimizde internetin bize nasıl faydası olabilir ki?
  Sonuç olarak , yaşantımızda çok önemli yeri olan , hayatımızı kolaylaştıran teknoloji ve internet her zaman sorunlarımızın çözümü olamaz.

                                                                                       Adı Soyadı:      Nehir Çağlayan
                                                                                                 Sınıf :       3 \ A   
                                                                                                     No:       1
                                                                                                                                 

   



 ÖZGE DALMIZRAK
3-A

                                        HAYVANLARIN IHTIYAÇLARI

      Her hayvanın ihtiyacı vardır. Hayvanların da insanlar gibi ihtiyaçları vardır.
      Örneğin ; her hayvanın bir barınma ihtiyacı vardır. Hayvanlar yemek yemeli, bir şeyler içmeli,eğlenmeli,temiz hava almalı vb. Hayvanlar doğal yaşamlarından ayrılmamalılar. Ayrılırlarsa evsiz kalabilirler,zarar görebilirlerdi. Bunlar hem evcil hem de vahşi hayvanlar için geçerlidir. İnsanlar hayvanları besleyerek çoğu hayvanın ihtiyacını karşılıyor. Onları besliyor,parkta gezdiriyor ve bu hayvanlar temiz hava da alıyor. Bu hayvanlar kedi,köpek,kuş vb. hayvanlar. Ama sokak hayvanları için geçerli değil. Sokak hayvanları evsiz kalıyor,yağmurda ıslanıyor , aç kalıyorlar. Sokak hayvanları evcil hayvanlar gibi rahat bir hayat geçiremiyor. Onlar için hayat çok daha zor.
       Kısacası her Hayvanın ihtiyacı vardır.





AD:TUĞRA ONAT
ŞUBE:3/A
NO:14

               TEKNOLOJİ İNTERNET VE PROBLEMLER 
  Sorun: Yaşantımızda bizi rahatsız eden ve çözülünce mutlu olmamızı sağlayan bir süreçtir.
    Çözüm: Bir problemin ihtiyaca cevap verebilecek bir şekilde analiz edilmesidir.
    Sorun ve çözüm , yıllardır yaşantımızda hep vardır. Hayat devam ettikçe hep var olacaktır. Çünkü çözülmüş olan bir çok sorun çözülmeyi bekleyen daha önemli bir sorunu da beraberinde getirmiştir Örneğin icat edilen teknoloji harikası  otomobilleri ,uçakları ele alalım.Teknoloji icadı olan bu araçlar kısa  zaman da  bir yerden bir yere ulaşmamızı  sağladı ama teknoloji  kaza sorunlarına çözüm bulamadı .Tıpda teknoloji bu kadar ilerlemişken,internet gibi devasa kütüphane,iletişim aracı var iken  İnsanlığın en büyük düşmanı  Kanser Hastalığının iyileştirilmesinde hala etkin bir yöntem geliştirilemedi
     Teknoloji ve internet  her zaman sorunlarımızın çözümü  olamaz





VERDA KÖKTEKİR
3/A      N: 78
                                                                                                                               
                                        CAN DOSTUMUZ HAYVANLAR

            Canlılara saygı en başta gelen insanlık görevimizdir. Hayvanlar da bebekler gibi ihtiyaçlarının karşılanması için insanlara muhtaçtır.

            Hayvanların da insanlar gibi yaşama hakkı vardır. Onların yaşama hakkına saygı duymalıyız. Çünkü Dünya yalnızca insanların yaşadığı yer değildir. Hayvanların yaşam hakkından yana olmak insanlık hakkıdır. İnsanların çevreyi kirleterek  , moda ve aksesuar için bir çok hayvan neslinin tükenmesine neden olmaktadırlar.  Eğlenmek için horozları ve köpekleri dövüştürmektedir. Bunun sonucunda pek çok hayvan ölmekte veya sakat kalmaktadır. Oysa ki bir çok insan hayvanları sevdiğini söyler. Hayvanları sevmek sadece onları okşamak değildir. Onlar için güvenli yaşam ortamları oluşturmaktır. Hayvanları sevmek kolay , korumak ve yaşatmak zordur. İnsanların hayvanlara çeşitli işkenceler yapmasına rağmen hayvanlar onlara dostça yaklaşırlar.

            Hayvan haklarına saygılı olmazsak yaşadığı alanları korumazsak hayvanların soyunu tüketiriz. Bu nedenle hepimiz hayvan haklarına saygılı olup ,onları korumalıyız.





                                         SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜ

              İnsanlar çoğu bilgileri  , iletişimi , yazışmaları  internet üzerinden  halletmeye çalışarak ne kadar yararlı olabiliyorlar acaba ?
              Birçok sorunumuzu  internetten halletmeye çalışırız. Yanlız bazı sorunlarımızı karşılıklı halletmemiz gerektiğini hiç düşünmeyiz.Çünkü bazı olaylar ancak karşılıklı  konuşarak , duyguları aktararak halledilebilir.
Aileden  birini istemeden  söylediğimiz bir söz Yüzünden  kırdığımız düşünelim. Ondan internet üzerinden  ya da  telefonla mı özür dileyeceğiz ?Sizce o  kişiyi  daha çok kırmış olmaz mıyız ? Duygularımızı göstermeden , bu etkili olmayacaktır. Bu yüzden , internetin çözemeyeceği bunun gibi birçok sorunlar vardır . Evet , internet çoğu sorunumuzu çözmektedir.
               Unutmayalım ki Her şeyin çözümünü bir yerden  çözmeye ,çalışmak doğru değildir.Karşılıklı iletişimde çok önemlidir.

                                                                             Yağız Hasan Mirel
                                                                                     3-A





14 Mayıs 2015 Perşembe

3-E "GALATA'NIN TEMBEL MARTISI" MÜNAZARA ÇALIŞMASI

3-E SINIFI "SOKAK HAYVANLARINI SEVMELİYİZ / SOKAK HAYVANLARINDAN UZAK DURMALIYIZ" KONULARINI TARTIŞTI.

























































3-E MÜNAZARA RESİMLERİ

7.KİTABIMIZ "GALATA'NIN TEMBEL MARTISI"NIN MÜNAZARASINI DA TAMAMLADIK.








13 Mayıs 2015 Çarşamba

3-E SINIFI 7.KİTABIMIZIN "KİM KORKAR YAZMAKTAN?" ETKİNLİKLERİ

                  7.KİTABIMIZ "GALATANIN TEMBEL MARTISI " NIN 
      "KİM KORKAR YAZMAKTAN ?"ETKİNLİĞİNİ DE TAMAMLADIK.




                               HERKESİN HAKLARINA SAYGI DUYMALIYIZ

          Hayvanların haklarına saygılı olmadığımızda yani  onların haklarını  kısıtladığımızda onların özgürlüklüklerini de  ellerinden almış  oluyoruz . Örneğin; hayvanat bahçeleri hayvanların özgürlüklerini kısıtlıyor,onların özgür yaşama haklarını kısıtlamış ve engellemiş oluyoruz.


           Bazı insanlar,insan haklarına saygı duymuyorlar ki hayvanların haklarına saygı duysunlar.Örneğin; insanlar özgürlükleri kısıtlandığında kıyameti kopartıyorlar. Hayvanlar ise özgürlükleri kısıtlandığında dertlerini anlatamadıkları için bizler onların özgürlüklerini kısıtlamış oluyoruz. Onların haklarına  saygılı olmadığımızda yaşacakları çeşitli olumsuzluklar yaşayabiliyorlar.        Örneğin ; bazen onların yiyecek bulma alanlarını kısıtlıyoruz.İnsanlar hayvanların yaşam alanı olan ormanları yakıyor hatta ormandaki ağaçları bilinçsizce kesip biçiyorlar. Sonuçta da hayvanların oksijen,besin vb. ihtiyaçlarını karşılayacakları alanları yok etmiş oluyorlar.Kısacası hayvanların ölümüne neden oluyorlar .


            Sonuç olarak  bu olumsuzluklar hayvanların neslinin tükenmesine neden oluyor . Hayvanların haklarına saygı duymalıyız.  Çünkü; onlar da canlı ve her canlı gibi yaşamak onların da hakkı.


                                                                                   ALİ ADA                                  
                                                            3/E  349




                               YAŞAM ALANI

          Her canlı yaşadığı alana uyum sağlamıştır. Kendi yaşadığı doğal alanda beslenmesi, korunması ve üremesi ile ilgili mekanizmalar geliştirmiştir.
         Bir kutup ayısının rengi yaşadığı ortamdan dolayı beyazdır. Böylelikle buzulların arkasına saklanıp rahatlıkla avlanabilir. Aynı şekilde ormanda yaşayan ayının rengi ağaçların gövdesi ile aynı renktedir. Böylelikle ormanda rahatlıkla avlanabilir. Bu hayvanları yaşadıkları yerden ayırırsak avlanamazlar ve yaşayamazlar. Denizde yaşayan bir balığı denizden alıp tatlı sulara bırakırsak, tuzlu suda yaşayan balık tatlı suda ölür. Doğada bulunan canlılar yaradılış itibariyle denge içindedir. Bu denge içerisinde bir canlıya bir şey olursa diğer canlılarda bundan etkilenir.
        Dünya üzerinde yaşadığımız alanların sadece insanlar için değil başkaları içinde olması gerektiğini bilmemiz gerekir. Doğada diğer canlılar içinde yaşam alanları bırakmalı ve onları korumalıyız.

                                                                                            Alkın Efe YANMAZ
                                                                            3/E -299 


                      HAYVAN HAKLARI VE BONCUK

              Sevmeyen , insanları da pek sevmez.Türkiye de'' Hayvan Hakları  Bildirgesini'' kabul eden ülkeler arasındadır.Dünyada 1978 yılında kabul edilmiştir.Bu haklar on dört maddeden oluşur.
İnsanların bu dünyada yaşamaya başlamasından itibaren hayvanlarla dostlukları başlamıştır.Hayvanları
               Hayvanlarında insanlar gibi birer canlı olduğunu kabul etmeliyiz. Onlara zarar vermemeliyiz ve korumalıyız.Sokakta yaşayan hayvanları beslemeli , belirli yerlere su içmeleri için kaplar koymalıyız.Evsiz ve kimsesiz olan hayvanlar, aşılanıp ,kısırlaştırılıp belediye tarafından bakıma alınmaktadır.
               Bahçeli bir eviniz varsa, sizde bu barınaklardan bir kedi ve ya köpek alabilirsiniz.Hayvanları evlerin içine kapatmak doğru değildir.Karşı komşumuz Fadıl  amcam Samsun'da çalışırken  yavru bir kedi bulmuş.Adını Boncuk koymuş.Adana'ya dönerken kedisini getirdi.Bizim evlerimizin çok büyük terası olmasına rağmen ,Boncuk yalnızlıktan çok sıkıldı .Akşamları bizimle oynuyordu ama mutsuzdu.Fadıl amcam  Boncuğu sitemizin bahçesine bıraktı.Şimdi daha mutlu  ,biz servisten inince bizi karşılıyor,
Özgürce bahçemizde dolaşıyor.
             Hayvanlara kötü davranmayalım ve onları sevelim.

                                                                                                                             ARDA    SATAR
                                                                                                                                3/E  NO 292


                       HAYVANLARIN YAŞAM HAKKI
                      
            İnsanların önemli hakkı yaşam hakkıdır. İnsanların yaşamında yer alan hayvanlarında bir takım hakları vardır.Tabiatta her şey bir denge içindedir.Biri kurallara uymadığında birkaç problem ortaya çıkar.
       Çevremizde yaşayan canlılara saygılı olmalı,onlara zarar vermemeliyiz.Onlarında değerli bir canlı olduğunu unutmamalıyız.Hiç bir şey boş yere yaratılmamıştır.Örneğin göl ve denizlerimizde bulunan balıklara,belirli tarihlerde avlama yasağı  yapılmaktadır.Bunun amacı balıkların bu tarihlerde yumurtlama dönemi olduğu için balıklar yumurtalarını biriktirir ve tekrar balıkların çoğalmasına neden olurlar.Eğer av yasağında avlar yapılırsa balıkların yaşam haklarına zarar vermiş ve onların azalmalarına neden olmuş oluruz.
        Fabrikalar atıklarını denize döktüğünde birçok deniz canlısına zarar vermekte v e onların sayılarının tükenmesine sebep olurlar.
        Tarımda yapılan yanlış ilaçlama sonunda ise doğada yaşayan ve insanlar için önemli bir besin kaynağı olan balı yapan arının toplu ölümlerine sebep olmaktadır. Doğal dengeyi korumak ve geleceğimizi ellerimizle yok etmemek için canlıların yaşam haklarına saygılı davranmalı onlara zarar vermemeliyiz.
                                                            
                                                          ASLI ALTUNOVA
                                                            3 / E     329



                              YAŞAMA MERHABA !

        İlk insanlar hiç teknoloji bilmiyordu. Toprağı, ağaçları, taşları, suları hep doğal kullanıyorlardı.İşlerini yaparken çok güç harcıyor, çok yoruluyorlardı. Ama çok mutlulardı. Ne zaman  ki... 

       Ateşi buldular, tekerleği buldular, işler kolay olmaya başladı. Aletler hayatlarına girdi. Isındılar, taşıma kolaylaştı, teknoloji hayatlarına girdi.Gelişme hiç durmadı. Mutsuzluk başladı. 

      Ormanlar giderek azaldı. Temiz hava kirlendi. Fabrika bacaları insanları zehirlemeye başladı. Zehirli gazlar ozon tabakasını incelttiği için kanser, astım, sinir hastalıkları çoğaldı. Sularımız kirlendi.

      Teknoloji geliştikçe insanlar daha çok internete bağlandı. Bilgisayar başından kalkmaz oldular. Çocuklar artık ailesiyle  vakit geçirmek istemiyorlar. Bir an önce bilgisayarın başına geçmek istiyorlar. Zararlı tüketiciler olduk. 

       İnternette araştırmalar yapalım. Test çözelim. Dünyadaki gelişimleri takip edelim.Ama ona bağımlı olmayalım.Ailemize, kitaplarımıza, arkadaşlarımıza, oyuna zaman ayıralım. 

       '' Temiz Dünya İnternetsiz Yaşam ! ''

                                                                      ASLIHAN KALAYCI
                                                                                       3/E



SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜNDE TEKNOLOJİ VE İNTERNET

   Teknoloji insanların doğada verdikleri yaşam mücadelesinde akıllarını kullanması sonucunda ortaya çıkan sorunları çözmekte kullandıkları en önemli yardımcıları olmuştur.

   Teknoloji geliştikçe insan hayatının vazgeçilemez bir parçası haline gelmektedir.Çünkü karşımıza çıkan her olayın ya da her durumun çözümünde teknolojik bir yardımcıya ihtiyaç duy maktayız.Örneğin, ateşin bulunması ile insanlar yiyeceklerin ateşte pişirilmesinin yiyeceği daha lezzetli hale getirdiğini fark etmişlerdir.Günümüzde ise fırınlar bu görevi üstlenmişlerdir. Bilgisayar ve telefon teknolojisinin gelişmesi ve insanoğlunun daha çok bilgiye ulaşma isteği ise “İnternet”in bulunmasına sebep olmuştur. İnternet sayesinde artık her istediğimiz bilgiye ulaşabiliyor,aradığımız her sorunun çözümünde alternatif çözümlere kavuşur hale gelmiş bulunmaktayız.Dolayısıyla teknolojiyi kullandıkça hayatımız daha kolaylaşmaktadır,ancak teknolojiyi iyi kullanabilmek için eğitimin şart olduğunu da unutmamalıyız.

   Teknoloji ve internet insanoğlunun hayatının her döneminde sorunların çözümünde gerçek bir yardımcı olduğu kesin,ancak insanoğlunun en önemli kavramı olan duygusallık ve birbirine bağlılığın da sona erdiği kesin bir durumdur.

     Eskiden insanlar birbiri ile daha sık görüşür , uzakta olanlara mektup yazıp duygularını içtenlikle aktarır , bayramlarda hep bir araya gelip  kaynaşırken , şimdi teknoloji ve interneti kullanarak ve mesaj çekerek bu işi hallediyoruz. Dolayısıyla, teknoloji ve internet ile sorunlarımızı çözmek için zaman harcadıkça ya da her boş anımızda internete arayışta oldukça insan olmamızın en önemli özelliği olan duygusallığımızı kaybediyor ve gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz.

                                                     DAMLA ALTIPARMAK
                                                         3 – E /  297



                           TEKNOLOJİ VE İNTERNET


       Teknoloji ve internet her zaman olmasa da çoğu zaman sorunlarımızın çözümünde yardımcı olabilir. Teknoloji ve internet hayatımızı kolaylaştıran birçok buluştan biridir. Teknoloji sayesinde hayatımız kolaylaşmıştır. İnternet sayesinde birçok bilgiye hızlıca ulaşma imkanı sağlanmıştır.
       Teknoloji nedir? Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bir bilgi ve uygulama bilimidir. Teknolojiyi ayrıca bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir. Teknolojinin Latince karşılığı ‘’technologos’’ dur. ‘’Techne’’ yapmak, ‘’logos’’ da bilmek anlamına gelmektedir. Alet ve edevat yapılması için gerekli olan bilgi ve yeteneği ifade etmektedir. Teknolojinin diğer bir kelime anlamı da gelişmişliktir.
       İnternet ve teknoloji kısacası hayatımızı kolaylaştıran buluşların bütünüdür. İnternet olmasaydı bilgiye bu kadar çabuk ulaşamazdık. Teknoloji olmasaydı hayatımızı kolaylaştıran pek çok teknolojik aletten yararlanamazdık. Bu nedenle teknoloji ve internet her zaman tüm sorunlarımızın çözümü olmasa da çok işe yarar. Ancak her ikisi de iyi amaçlarla kullanılırsa insanların faydası içindir. Teknoloji ve interneti kötü amaçlarla kullanmamak gerekir.


                                                     Emek Defne KORKMAZ                                                                          3/E
                       




                                               TEKNOLOJİ VE İNTERNET

İnternet birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Teknoloji ve bilgisayarın gelişmesiyle internet günlük hayatımızın bir parçası olmuştur.
İnternetin başlıca faydası birçok konuyla ilgili bilgiye kolay, hızlı ve güvenli bir şekilde erişmektir. Örneğin öğrenciler internet sayesinde dersleri için gerekli olan araştırmaları internetten yapabilirler. Bir başka örnekte iletişim konusunda verilebilir. Çok uzaklarda yaşayan akrabalar ve arkadaşlarla kolay ve hızlı bir şekilde haberleşebiliriz. Bilgisayar oyunları uygun zamanda oynanırsa eğitici ve öğretici olabilir. Ancak şiddet içerikli oyunla özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratır. İnternet sayesinde sanal alışveriş merkezlerinden alışveriş yapılabilir.
Teknoloji ve internetin olumlu yönlerinden faydalanıp, sorunlarımızın çözümünde kullanabiliriz. Olumsuz taraflarından kaçınmalı ve bu önemli iletişim aracını kendi faydanıza kullanınız.
                                                       Mehmet Deha DENİZ
                                                         No: 284    3/E 

   

HAYVANLARI KENDİ DOĞAL YAŞAMLARINDAN KOPARMANIN SAKINCALARI!


          Hayvanları kendi doğal yaşamlarından koparmamalıyız çünkü hayvanlar kendi yaşadıkları ortamda doğarlar,büyürler ve ölürler.Eğer onları bu yaşadıkları ortamdan koparmaya çalışırsak,üzülürler hatta üzüntüden şoka girip ölebilirler.Mesela denizde yaşayan hayvanları akvaryuma koyarsak o dar mekan içinde sıkılırlar ve üzüntüden ölebilirler.
           Eğer bir hayvan alıp beslemek istiyorsak,onu en uygun şartlarda besleyip,onunla ilgilenmeliyiz.Yeterince ilgilenmezsek mutsuz olabilir hatta ölebilir.
         “ Galata’nın Tembel Martısı” adlı kitapta,bir martı kendi yaşamından alınıp,şehir yaşamına getiriliyor.Sonra bu martı martılıktan çıkıp,insan davranışları sergiliyor.Kısacası demek istediğim hayvanları doğal yaşamlarından koparmamalıyız.

                                                             DEMİR GÜNER
                                                  3-E       333


SANAL HAYAT

          Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, internet, hayatımızda çok önemli bir yer almaktadır.

       Öyle ki; artık insanlar karşılıklı sohbet etmeyi bile unutmuşlardır. Öğrenciler eskiden, kütüphanelerde kitapları okuyarak araştırmalarını yaparlardı. Ancak günümüzde en ufak bir konuda bir araştırma yaparken bilgisayardan, tabletten ve cep telefonlarından, internet aracılığı ile dilediğimiz her yerde ve zamanda istediğimiz bilgiye ulaşmaktayız. Artık bilgiye ulaşmak bu araçlar yardımıyla çok çabuk, kolay ve zaman kaybı olmadan ulaşma imkanı sağlanmaktadır. Bence bu imkan çok güzel olmakla birlikte insanları da tembelliğe ve hazırcılığa sevk etmektedir.

       Yani internet bazen sorunlarımıza deva olabilir. Ama kişi interneti doğru şekilde kullandığı takdirde hayatının olumlu bir parçası haline getirebilir.

                                                          Duru BAYRAKTARLAR
3/E 322


                        HAYVANLARIN HAKLARI VARDIR
       

   Hayvan hakları konusunda uluslararası en önemli belge Hayvan Hakları Bildirgesi’dir.15 Ekim 1978’de Paris’te UNESCO Merkezi’nde törenle ilan edilmiştir.
Hayvan Hakları Bildirgesi yaşayan bütün canlıların doğal haklara sahip olduğunun ve insanlar tarafından hayvanlara saygı gösterilmesinin, bir insanın bir başka insana gösterdiği saygıdan farklı olmaması gerektiğini belirtmektedir. Hayvanlara kötü davranmak birçok ülkede yasaklanmıştır ve kötü davrananlara cezalar uygulanmaktadır. Birçok ülkede sokak hayvanları toplanıp barınaklara koyulmaktadır ve hayvanların sahiplendirilmesi için ilan panoları yapılmıştır. Hayvanlar canlıdır ve onların da yaşamaya, yemek yemeye, yavrular dünyaya getirmeye hakkı vardır, onlara kötü davranarak haklarını ihlal ediyoruz. Kürkleri için öldürüyoruz, deneylerde kullanarak işkence ediyoruz ve ölmelerine sebep oluyoruz, avlanarak nesillerini tüketiyoruz,  sokak hayvanı olduğu için kötü davranıp öldürüyoruz, onlar bunları hak etmiyor. Unutmayalım hayvana şiddet olan yerde insana da şiddet uygulanır. İnsanlar hayvanlara kötü davranmanın hakları olduğunu düşünmemelidirler, onlar eşya değil canlıdır ve acı çekmektedirler. Hayvanlar olmasa insanlarda olmazdı, hayvanları kendi çıkarlarımız için kullanmayalım, yaşam alanlarını koruyalım, gereksiz yere avlanmayalım, soyları tükenirse dünyamızın dengesi bozulur.
         Bütün hayvanların yaşamaya ve saygı gösterilmeye hakkı vardır. Hayvanlar olmazsa dünyamız yaşanılamaz hale gelir, hayvanları sevmeyen insanları da sevmez.
                                                      

                                                        EGE DEĞİRMENCİ
                                                           3/E -305



                                   YAŞAM  ALANI

         Bir canlı türünün yaşamını sürdürdüğü, beslendiği, büyüdüğü ve uyum sağladığı alana yaşam alanı denir. Canlılar yaşamını sürdürmek için bulundukları ortama uyum   sağlamak zorundadır. Bu nedenle her canlı türünün yaşam alanı aynı değildir. Geyikler ormanda, balıklar suda, kangurular Avustralya'da, inci kefali Van Gölü'nde,  kelaynak kuşları Birecik'te yaşarlar ve bu yerler o türlerin yaşam alanlarıdır.
            Canlılar yaşadıkları alanlarda tek başlarına bulunmazlar. Beslenme ve üreme ihtiyaçları için diğer canlı ve cansız varlıklarla etkileşim halindedirler. Bu canlıları kendi ortamlarından ayırmamalıyız. Anneannemlerin komşusu bir Sibirya kurdu almıştı. Hayvan ilk geldiğinde haftalarca ağladı ve yemek yiyemedi. Anneme neden ağlıyor diye sordum. Annem bizim yaşadığımız iklim onun yaşamına uygun değil, hava çok sıcak ve bu onu rahatsız ediyor, dedi. Ayrıca onun alışık olduğu yiyecekler burada yok dedi. Alışmasının zaman alacağını söyledi. Ben onun haline çok üzülmüştüm.
           Bizler nasıl kendi evimizden ayrılınca mutsuz oluyorsak onlarda mutsuz ve huzursuz oluyorlar. Onları kendi ortamlarından ayırmayalım. Unutmayalım ki bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım ,demiş.

 EGE GÜLTEKİN     
                                                                 3/E    287



TEKNOLOJİ HAYATIMIZIN ÇÖZÜMÜ OLABİLİR Mİ?


          Teknoloji, insanların gereklerine uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenektir.
       İnternet, dünya genelindeki bilgisayar ağlarını birbirine bağlayan elektronik sistemdir.
       Günümüzde teknoloji ve internet birçok sorunumuz veya ihtiyacımızı çözerken bazı konularda yetersiz kalmaktadır. Arkadaşlarımızla, ailemizle veya herhangi biriyle yaşadığımız sorunları teknoloji veya internet sayesinde çözemeyiz. Bunu yalnızca konuşarak yapabiliriz.
       Ayrıca teknoloji ve internet bizi en güzel bilgi kaynaklarından olan kitaplardan uzaklaştırıyor. Teknoloji ve internet insanları da birbirinden uzaklaştırıyor. İnsanların iletişimlerini engelliyor. Bu nedenle de insanlar sorunlarını çözerken birbirlerinden yardım istemiyorlar.
       Önemli olan hayatımızda her şeyi gerektiği yerde gerektiği kadar kullanmaktır.
                                                     
                                                            EGEMEN EKİZ
                                                      330  3-E 





                HAYVANLAR DOĞAL ORTAMLARINDA MUTLU OLUR


       Hayvanların en rahat ettikleri yer doğal ortamlarıdır. Yapıları gereği kendi cinsleriyle birlikte olmak, kendilerine uygun doğal yuvalarında yaşamak isterler. Onları doğal ortamlarından ve alışkanlıklarından koparmak büyük haksızlık olur.
       Mesela, evlerde beslenen papağanlar… Koskoca ormanda yüzlerce ağacın çiçeğin arasında, bir daldan diğerine uçmak varken; küçücük bir kafeste tutuyoruz onu. Üstelik etrafta ne doğal bir ortam oluyor, ne de kendine benzer başka canlılar. Ya da ahırlara kapattığımız atlar… Atların en sevdiği şey kırlarda özgürce koşmak, taylarıyla oynamak, taze otları yemektir. Küçücük ahırlara konulup, kısıtlı yeşil alana salınan atlara huysuzluk yapıyor diye bir de kamçı vuruluyor. Yarışlarda daha hızlı koşsunlar diye bu hassas hayvanlara sert eğitimler veriliyor.
       Doğal ortamlarında olsalar bunların hiçbirini yaşamayıp, çok da mutlu olurlar.

                                                         Elif ORGANGİL
                                                          3/E       318


                        TEKNOLOJİ VE İNTERNET

Günümüzde insanların ihtiyaçları ve çeşitli konularda sorunları vardır. Bu sorunları çözebilmek ve ihtiyaçları gidermek için teknolojiye ihtiyaç duyulur. Kendimizi teknoloji öncesi bir dönemde yaşıyor olduğumuzu bir düşünelim. Elimizin altındaki internet, temel ev aletleri (çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın vb.) olmasaydı hayat ne kadar zor olurdu.

Teknoloji sayesinde bilgi alışverişi kolaylaşmıştır. Dünyanın öteki ucunda gerçekleşen bir olaydan anında haberimiz olabiliyor. İnsanlar ulaşımda atlarla veya yürüyerek gidilen yollar çok uzun zaman almaktaydı.Haftalar hatta aylar alabilmekteydi. Şimdi ise çok kısa sürelerde isteğimiz yerlere ulaşabiliyoruz…

Evden alış-veriş, bankacılık hizmetleri, radyo-televizyon yayınları,  günlük gazete servisleri vb gibi uygulamaları ile aslında internet aynı zamanda bir hayat kolaylaştırıcıdır.   İnsanlar duygu ve düşüncelerini yazılı olarak hızlı bir şekilde ifade edebilirler. Sağlık alanında hastalıkların erken teşhisini sağlarken aynı zamanda daha kolay çözüm bulunabilir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir. İnterneti bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetebiliriz.

  Teknoloji ve internet; her zaman sorunlarımızın çözümü gibi görülse de aynı zamanda başka sorunların da nedeni sayılmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.
          
İnsanları tembelleştirmiştir. Küresel ısınmaya neden olmuştur. Çevre kirliliği artmıştır. Teknoloji ile birlikte  yeni hastalıklar ortaya çıkmıştır . İnsanlar arasındaki yüz yüze iletişimi azaltmıştır.

   Sonuç olarak teknoloji  ve internet doğru kullanıldığında pek çok faydası vardır. Ölçüsüz ve sınırsız kullanıldığında ise ciddi sıkıntılar doğurabilir.

MEHMET HAKAN GEYİK
3/E   331

                               HAYVANLARIN DOĞAL YAŞAMI

Hayvanların insanlar gibi yeryüzünde bir takım hakları vardır. Bu haklar insancıl muamele görmek üzerine kuruludur. Deneylerde kullanılmaları, derisi ve eğlence için avlanmaları, uygunsuz şekillerde yetiştirilmeleri hayvan hakkı ihlali sayılır.
Hayvanların bu hakları ihlal edildiğinde, mesela deneylerde kullanıldıklarında, derileri için avlandıklarında yaşama hakları ihlal edildiğinden çok acı çekeceklerdir. Hayvancılık sektöründe hayvanlar yetiştirilirken, doğal olmayan yemlerle beslenmektedirler. İlaçlar ve hormonlar verilmesi sonucu kısa sürede büyümektedirler. Bu uygulama onların doğal dengelerine ve de genetiklerini bozmaktadır.
Hormonlarla büyütülen hayvanları, yediğimizde bu hormonlar ve ilaçlar dolaylı yollardan bizim vücudumuza da geçmektedirler. Hayvan genetiği ile oynamanın en büyük sakıncası insan sağlığını etkilemesidir. Sonuç olarak her canlı doğallığında doğmalı, yaşamalı ve ölmelidir.

                                                      Mustafa Tan ÇİÇEK
                                                            316-3E




                   HAYVANLARI DOĞADAN KOPARMAK

       Hayvanlar doğal hayatta özgürlerdir. Ama bizler hayvanları doğadan koparırız. Hayvanları hayvanat bahçesine hapsederek özgürlüklerini ellerinden alırız. Hayvanları tanımak için olsa bile hayvanlar kafeste değil, doğada yaşamalıdırlar.
       Hayvanlar doğada bir mücadele verir. Hayvanlar kafeslerde ne yürüyebilirler ne de koşup avlanırlar. Hayvanları hapishanelerde bir lokmalık yiyecek verirken, doğal yaşamlarında istedikleri kadar yiyip içerler.
       Hayvanlar da bizler gibi özgür ve mutlu olmalıdırlar. Hayvanların doğadan kopardığımız zaman kendimizi onların yerine koyalım, neler hissederiz. Mutsuz, üzgün, korkmuş ve terk edilmiş hissederiz. Bu yüzden hayvanları doğadan almayalım

                                                                             

                                                            NAZ SÖZÜDÜZ
                                                                3/E 293

               

                           HAYVANLARI DOĞAL ORTAMLARINDAN KOPARMAMALIYIZ

        Hayvanları doğal ortamlarından koparmamalıyız. Çünkü onlar kendi doğal ortamlarında mutlular. Birde şöyle düşünün, *Bir kuşunuz var.  Bu kuşu beslemeyi sürekli unutuyorsunuz.Bu kuş ölüyor .Siz mutlu olur musunuz? Sizin mutlu olmadığınız gibi de o kuş kafesteyken mutlu değildi. Atalarımız ne demiş ''Kuşu altın kafese bile koysalar, vay vatanım ! ” dermiş.

        Babanız doğum gününüzde size bir balık aldı.O balık kısa süre içinde öldü. 
Sizce o balık denizde olsaydı ölür müydü? Peki ya o balık akvaryumda mutlu muydu? Düşünün bir penguen veya kutup ayısı plaja gelir mi? Onların gelmeyeceği gibi kuşlar kendiliğinden kafese girmez ,balıklar da kendiliğinden akvaryuma girmez.

       Kısacası hayvanları kendi doğal ortamlarından koparmamalıyız. Çünkü seni bir kafese koysalar sen de mutlu olmazsın.

                                                                                NEHİR GÜLERCİ

                                                                                                                          3/E




                            HAYVAN HAKLARI

 
     Hayvanlarında hakları vardır. Hayvanların haklarına saygı göstermeliyiz ve hayvanları sevmeliyiz.
     Hayvanların haklarını saygılı olmadığımızda yaşanacak olumsuzluklar hayvanları etkiler. Onları korumazsak, aç bırakırsak onlara zarar vermiş oluruz. Hayvanlara işkence yapmamalıyız. Hayvanlara şefkat ile yaklaşmalıyız. Hayvanların derilerinden faydalanmak için onları öldürmemeliyiz. Onların derilerinden yapılan giysileri giymemeliyiz. Çünkü onlarda bir canlıdır. Onların haklarını elinden almamalıyız. Onlar konuşamadıkları için bize dertlerini anlatamadıkları için kimlerden zarar göreceklerini bilmiyorlar. İnsanlar hayvanları korurlarsa hayvanlar zarar görmezler. Sokakta gördüğümüz hayvanları aç bırakmayalım. Sahipsiz hayvanları barınaklara götürmeliyiz. Sokaktaki hasta olan hayvanları veterinere götürmeliyiz.
     Herkes hayvanları severse ve yardıma muhtacı olan hayvanlara yardım eder ise tüm bu sorunlar ortadan kalkar. Sonuç olarak hayvanlarında hakları vardır.
                                                                                                                                                            Özgenur DİKBAŞ
                                                                  3/E 281


                         HAYVANLARI ÖZGÜR BIRAKIN
        Canlılar doğal ortamlarda yaşamak isterler.Bu bir canlının doğal hakkıdır.Ancak bazı canlıların bu hakları ellerinden alınmaktadır.  
         Hayvanlar da doğal yaşamlarından ayrılınca çok zarar görürler.Hayvanat bahçelerinde yaşamak zorunda kalan, özgürlüğü kısıtlanmış binlerce hayvan düşünelim.Özgürce koşup oynayamayan,demir parmaklıklar arkasında sıkışıp kalan,kendi doğal yuvalarında dilediğince yaşayamayan hayvanlar ne kadar mutlu olabilir ki? Doğal ortamlarından ayrılmak zorunda kalan hayvanlar yaşamak zorunda oldukları yapay ortamlarına uyum sağlayamazlar,bu yüzden mutsuz oldukları gibi kısa ömürlü olurlar.
         Bizler nasıl doğal ortamlarından ayrılınca kendimizi mutsuz hissediyorsak,hayvanlar da aynı şekilde kendilerini mutsuz hissederler.Bu nedenden dolayı hayvanları kendi doğal ortamlarında yaşamalarını sağlamalıyız.Doğanın dengesinin bozulmaması için bu çok önemlidir. 
                                            Murat Yiğit ŞİBLİ

                                                                                        3/E